“Bu, kimse için güzel ve rahat bir dünya değil, özellikle de farklı olanlar için.”

“Doğal biçim kutsaldır. Kurtuluşumuz saflıktadır.”

“Aynı yeri anlattığını düşünen iki denizcinin gerçekten de aynı yerden bahsettiğinden emin olamazsın.”

“Bir şeyi pek çok kişinin söylemesi o şeyi kanıtlamaz.”
“Dünya çok garip bir yerdi…”

“Utanmıyorum, yalnızca yenildim,”

“Mutant lanetlenmiştir!”

“Kendimizi belli etmemek, istediğimiz gibi konuşmamak, bildiklerimizi kullanmamak, fark edilmemek zorundaydık. Sürekli aldatarak, gizleyerek, yalan söyleyerek süreceğimiz bir hayata mahkûmduk.”

“Her yerde aynı. Tembellik, gevşeklik. Göstermelik bir şeyler yapmak dışında kimsenin aldırış etmemesi. Bugünlerde her yerde aynı.”

“Tanrı’yla alay edemezsin.”

“Bu adamlar Büyük Gazap’ı yine başımıza musallat edecekler.”

“Bir sürü sümsük, yüreksiz, zayıf akıllı ahmak tarafından yapılmış Hükümet kanunları.”

“Sorun bu, işte. İşten güçten anlamayan omurgasız politikacılar ve kilise adamları; daha önce istikrarsız bir yerde hiç yaşamamış, bu tür yerler hakkında hiçbir şey bilmeyen, hayatları boyunca muhtemelen tek bir mutant görmemiş adamlar, ama her şeyi bildiklerini sanarak orada oturup, yıl be yıl Tanrı’nın kanunlarını yontuyorlar.”

“Hiç kendi hayatımız, kendi evimiz olmasın mı?”

“Böyle olmayı ben istemedim ama olabildiğince dolu dolu yaşamaya herkes kadar hakkım var.”

“Kendini unutmaya zorlayarak normale dönüşemezsin.”
“Bu sene de işlerin kötüye gitmesi için hâlâ zaman var.”

“Tanrı’nın son sözü yoktur.”

“Onların büyük günahı bu: Hayat’ın canını çıkarmaya çalışıyorlar.”

“Biz Yeni Halk’ız, sizin türünüzden insanlar. Birlikte düşünebilen insanlar. Biz, yeni bir dünya kuracak olan halkız, Kadim Halk’ın dünyasından, vahşilerinkinden farklı bir dünya.”

“Bu halde olmayı kendimiz istemedik.”

“Ama yaşam değişimdir, taşlardan farkı budur, değişim yaşamın doğasında vardır. O zaman, yaratımın bu, son efendileri kim ki, değişmeden kalmayı bekliyorlar?”

“Canlı varlıklar evrime meydan okurlarsa kendilerini tehlikeye atarlar; eğer uyum sağlamazlarsa yok olurlar. Gelişimini tamamlamış insan fikri çok büyük bir kibirdir. Bitmiş suret, günahkâr bir efsanedir.

“Ana kucağında rahatlık vardır ama eninde sonunda bebeği memeden kesmek gerekir. Bebeğin bağımsızlığına kavuşması, bağlarını koparması gerekir ki, bu en iyi durumda, her iki taraf için keyifsiz bir süreçtir. Bundan her ikisi de hoşlanmasa ve kopan bağ için karşı tarafı suçlasa da bu, gereklidir. Diğer uçta göbek bağı çoktan kesilmiştir; kendi ucunuzda da kesmezseniz, gereksiz bir bağlılığı sürdürürsünüz.”

“Türler arasındaki farklılık ancak fedakârlıkla aşılabilir: Onun fedakârlığı, çünkü seninki hiçbir mesafeyi aşamaz. İşte, bağ burada kopuyor. Bizim, fethedecek yeni bir dünyamız var, onlarınsa yalnızca kaybetmeye yazgılı bir ülküleri.”

“Yaşamın özündeki nitelik yaşamaktır; yaşamın özündeki nitelik değişimdir; değişim evrimdir ve biz bunun bir parçasıyız.”

“Değişimin düşmanı olan durağanlık, hayatın da düşmanıdır.”

“İnsan gibi görünen ama bu biçimi taşımayan hiçbir yaratık insan değildir. Ne erkek ne kadındır. Tanrı’nın gerçek suretine küfürdür ve Tanrı’nın gözlerinde iğrençtir.”

“Eh, tarifin her parçası tüm diğerleri kadar önemlidir. Bir çocuk bu şekilde doğmazsa, o zaman insan değildir ve bu, bir ruhu olmadığı anlamına gelir. Tanrı’nın suretinde yaratılmamıştır, bir taklittir ve taklitlerde her zaman bir kusur bulunur. Kusursuzluğu yalnızca Tanrı yaratır, bu yüzden sapmalar pek çok açıdan bize benzese de, gerçekten insan olamazlar. Onlar tamamen farklı şeylerdir.”

“En aptal normal bile bizden daha mutluydu, topluluğa ait olduğunu hissedebiliyordu.”

“Sürekli aldatarak, gizleyerek, yalan söyleyerek süreceğimiz bir hayata mahkûmuz.”

“Kuşku, insanı bilginin şokundan çok az koruyabiliyordu.”

“Bu iğrenç dünyaya merhamet göndermesi için Tanrı’ya dua edeceğim...”

“Değişimin düşmanı olan durağanlık, hayatın da düşmanıdır ve dolayısıyla bizim amansız düşmanımızdır.”

“Eh, tarifin her parçası tüm diğerleri kadar önemlidir. Bir çocuk bu şekilde doğmazsa, o zaman insan değildir ve bu, bir ruhu olmadığı anlamına gelir. Tanrı’nın suretinde yaratılmamıştır, bir taklittir ve taklitlerde her zaman bir kusur bulunur. Kusursuzluğu yalnızca Tanrı yaratır, bu yüzden sapmalar pek çok açıdan bize benzese de, gerçekten insan olamazlar. Onlar tamamen farklı şeylerdir.”

“Bu iğrenç dünyaya merhamet getirmesi için Tanrı’ya dua edeceğim. Zayıflara acıma, mutsuzlara ve talihsizlere sevgi getirmesi için. Bedenindeki küçücük bir leke yüzünden bir çocuğun acı çekmesinin ve ruhunun lanetlenmesinin gerçekten de onun buyruğu mu olduğunu soracağım... Kendini beğenmişlerin kalplerinin kırılması için de dua edeceğim...”

“Lütfen, Tanrım, ben de diğer insanlar gibi olayım. Farklı olmak istemiyorum. Yarın sabah uyandığımda ben de tıpkı herkes gibi olayım, olmaz mı, lütfen, Tanrım, lütfen!”